İstanbul Film Festivali 30. yılında…

Posted: April 5, 2011 in Film

Yılın en sevdiğim dönemi başladı yeniden… Amerikan filmleri haricinde çeşitli ülkelerden değişik senaryoları, farklı kültürleri,  ilginç bakış açılarıyla çekilmiş pek çok filmi izleme fırsatı bulabileceğimiz 30. İstanbul Film Festivali yeniden başladı. 2-17 Nisan tarihleri arasında 230´un üzerinde filmi Beyoğlu’nda Atlas, Beyoğlu AFM Fitaş 1 ve 4, Beyoğlu, Pera Müzesi sinemaları ile Nişantaşı CityLife (City’s) ve Kadıköy’de Rexx sinemasında izleme fırsatı bulabileceğiz. Benim dikkatimi çeken bir nokta, ya da eskiden de öyleydi ama farketmemiş olabilirim, siyah-beyaz filmlerin çokluğu ve festivale katılan Türk filmlerinin sayısı…

Geçen yıllara göre bir farkı da, festival döneminde Taksim´e gittiğimde daha hafif giysiler taşıyor olmam gerekirken hala kışlık paltomun üzerimde olması ve en kalın kaşkolumun sımsıkı bağlı olmasıydı… Bu yıl malesef Nisan ayı olmasına rağmen henüz ziyaretimize gelemeyen bahar´ın gecikmesiyle kat kat giyinerek izlediğimiz bir festival olması da bu yıla değişik bir tat ekledi.

http://film.iksv.org/tr/filmlistesi üzerinden tek tek 230 film´in konusunu okumak her ne kadar mesai gerektiren bir iş de olsa içlerinden 10 film seçmeyi başardım ve 4 Nisan Pazartesi akşamı saat 19:00´da Fitaş salonu´nda gösterimde olacak olan Son Gece filmi ile festivalin açılışını kendi açımdan yapmış oldum.

Festival zamanı, Taksim´in büründüğü havayı herzaman çok sevmişimdir, bir fimden başka filme ellerinde biletleriyle koşturanlar, ellerinde kahveleri ya da çok hızlı bir şekilde atıştırmak üzere aldıkları sandviçlerini bir an evvel bitirmeye çalışan film meraklıları…Bunlar hala var ama eskiden film festivali izlerken popcorn yeme adeti yoktu mesela, bu zaten festivali diğer filmlerden ayrıcalıklı kılardı ya da eskiden de yenirdi ama ben mi farketmiyordum acaba?

Yeni nesilin bence üzülerek kaçırdığı bir noktayı da burada eklemeden geçemeyeceğim.. Emek sineması´nda film izlemenin tadı… Umarım bu zevki yeniden yaşayabiliriz bir gün…

Veeee Pazartesi akşamına geri dönüyorum 🙂 Saat 19:00….Yüzlerce insan Fitaş salonu´nun kapısının önünde salona girmek üzere bekliyor… Festival filmleri´nin en önemli özelliği,en azından bence; filmin zamanında başlaması, başladıktan sonra salona seyircinin alınmaması ve filmde ara olmamasıdır. Ancak dün akşam, yaklaşık 20 dakika dışarıda bekletildikten sonra film anca 19:30 civarında başlayabildi…Bu tür aksaklığı diğer filmlerde de yaşamamak ümidiyle sözlerime biraz film hakkında bilgi vererek devam etmek istiyorum.

İran asıllı Amerikalı senarist Massy Tadjedin´in ilk yönetmenlik denemesi olan Son Gece´de başrolleri Keira Knightley, Sam Worthington ve Eva Mendes oynuyor. Sadakat, aldatma, duygusal aldatma, cinsel aldatma, sadece aklından geçirmiş olma ya da icraata dökme gibi konuları ele alan bir film.

Genel olarak özetlersem konu şöyle: Kadın ve erkek 3 yıldır evlidir. Bir gece işarkadaşlarıyla olan yemeğe giderler, kadın orada öğrenir ki erkek, çok çekici bir kadınla aynı projede çalışmaktadır. Tabiki kafasında kurmaya başlar, surat yapar, gece eve gittiklerinde adam hiçbirşey yapmamış olsa da kadın durumdan rahatsızdır, kavga ederler ve ayrı yerlerde uyurlar. Ertesi gün erkek özür diler, kadın niçin diye sorar, erkek ise bilmiyorum ama özür dilerim der. Tipik erkek davranışı, nedenini bilmediğiniz şey için neden özür dilersiniz ki? Neyse konudan uzaklaşmayalım filme geri dönelim 🙂 Bir şekilde barışırlar ve  erkek iş seyahatine çıkar ve bu seyahate çekici olan kadın da eşlik eder. Aynı gün ne tesadüftür ki bizim kızımız kahve almak üzere dışarı çıkar ve eski sevgilisi ile karşılaşır ve o akşam birşeyler yapmak üzere program yaparlar. Şu noktada ise kızımız kocasını tamamiyle unutur ve bu heyecanın içinde bulur kendini. Sonuç olarak kızımız, eski sevgiliyle çok güzel duygusal anlar geçirir ama cinsellik paylaşmazlar, öbür tarafta da erkek, çekici kadınla hoş vakit geçirir ve duygusallık olmadan cinsellik yaşar. İşte bu noktada kim kimi aldatıyor, hangi ölçüde aldatıyor, hangisi masum gibi sorularla seyirciyi başbaşa bırakarak film perdelerini kapatıyor. Objektif davranmam pek mümkün değil bu noktada, konu ile ilgili fikirlerimi kendime saklıyorum 🙂

Filmi izleme şansınız olursa her ne kadar konuyu tamamen anlatmış olsam da 🙂 izlemenizi tavsiye ederim, özellikle Keira hayranları var ise kadın gerçekten çok güzel ve çok zayıııfffff 🙂

Şimdiden iyi seyirler…

Comments
  1. Emre Bagdat says:

    Eva Mendez’in havuzdan cikis sahnesini biraz yalapsap gecmissin, dur bakiim, hic deginmemissin hatta ama yine de eline saglik :))) Bir ara film uzerinden konusalim ciddi ciddi, sonunu nasil yorumladigini merak ediyorum…

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s