Posts Tagged ‘nereid meyhanesi’

Bazen kendimi, evde gün yapıp 20-25 kişiyi ağırlayan annemmiş gibi hissediyorum…. Tek fark ile… Börekler açmak ve pastalar hazırlayan anne özeni yerine, çay, kahve, bira, kokteyl, frozen, lynchburg, mojito gibi aklınıza gelebilecek her ne var ise hazırlayan bir anne hassasiyetiyle…

Bir de uzun zamandır aklımda olan benzetmemi paylaşmak için bu yazımı yazmayı bekliyordum, izninizle çok kısaaa bir geçmişe dönüş yapacağım…:) işbankasıKaş´a taşınmam vesilesiyle ziyaretime gelen dostlar ile ya da ilk defa burada ağırlarken tanıştıklarımızla olan ağırlama ve uğurlama ritüeli, çocukluk dönemimde yaz sezonlarını geçirdiğimiz Yelkenkaya´daki yazlık evimizdekioyun parkı günleri hatırlattı… Yelkenkaya İşbankası kampı´nı belki bilenleriniz vardır. Haziran-Eylül dönemini 15´er günlük devreler halinde İşbankası mensuplarına kura ile konaklama fırsatı çıkardı, bizler de şanslı çocuklar olarak tüm yaz dönemi boyunca her devreye gelen akranlarımızla tanışma fırsatı bulurduk. Nerede mi? Elbette oyun parkında.. Ve bir bakardık ki daha ilk günün sonunda grup kurulmuş ve akşam sohbetleri başlamış… O 15 gün o kadar hızlı geçerdi ki, son gün ayrılmak çok zor olurdu, hatta devreler arasında bir günlük boşlukta – e o günde de kamp temizliği yapılırdı yeni devre misafirleri için -,bizde de bir hüzün ki sormayın… Ve ertesi gün geldiğinde yeni devre çocukları gelir ve aynı döngü yeniden başlardı… Nedense biraz nostalji yapıp eski günleri yadedesim geldi 🙂

nereid2Neyse bu kadar laklak yeter, bu haftanın mekanına gelsin sıra bakalım… Sezon yoğunluğunda akşam 21:30 servisi ile otel misafirlerimizi Kaş´a getirdikten sonra, artık bize serbest zaman demek isterdim ki Kaş´da bu o kadar da kolay değil…Kaş´lı olmak bazen zormuş yahu, herkes herkesi tanıyor, yolda merhaba demeden ve en az bir yarım saat oyalanmadan bir yere ulaşmanın – şikayet etmiyorum yanlış anlaşılmasın, keyifli aslında 🙂– gayet zor olduğu sevimli kasabamızda az da olsa Berkay ile baş başa kalma fırsatı yakaladığımız nadir anlardan birinde, Nereid Meyhanesi´ni keşfedelim dedik…Pembe begonviller arasında nereidmavi ve beyaz renklerin hakim olduğu mekana,  dekoratif olarak kullanılan balık ağları ve deniz fenerleri hoş bir hava kazandırmış. Restorana geldiniz, mavi-beyaz pötikare örtülü masanıza yerleştiniz ve sipariş zamanı mı geldi? İşte size ‘yemeden ayrılmayın’ diyeceklerim: ahtapot ızgara, saganaki peyniri, karışık ege otlarından sıcak olarak üzerine yoğurt ile servis edilen meze, kalamar, mücver ile kılıçbalığı pastırmalı paçanga…Deneme fırsatı yakalayamadığımız daha pek çok çeşit meze.. Ama hepsinden tatmak için tek bir akşam yeterli değil maalesef.. Sizler de bu yazdıklarımın haricinde denedikleriniz olursa paylaşırsanız sevinirim, e ne de olsa hayat paylaştıkça daha güzel 🙂

Şimdiden afiyet olsun ve bol keyifli bir gurme akşamı olsun 🙂